« Older Home
Loading Newer »

Çocuklarda Lenf Sistemi

LENFATİK SİSTEM
Lenfositler,
Lenf damarları,
Lenf bezleri,
Dalak,
Tonsiller,
Adenoidler,
Peyer plakları
Timustan oluşur

Lenf lenfatik kapillerler tarafından toplanır
Beyin ve kalp hariç tüm organlarda toplanır
Lenfin içeriği lenfin drene edildiği bölgeye göre değişir.
bağırsak bölgesi süt kıvamında (şilöz)
Protein içeriği inflamasyona göre değişir.
Lenf değişik miktarda lenfosit içerir.

Lenf damarlarında anomaliler konjenital veya edinsel olabilir
Lenfakjiektazi: Lenf yollarının aşırı genişlemesi
Lenfanjiomalar: Genişlemiş lenf damarlarından oluşan kitle
Lenfatik displazi: Lenfödem, şilöz asit, şilotoraks’a neden olur.

Lenfödem: Lenf akımının obstruksiyonu sonucu olur.
Konjenital: Turner S, Noonan S, Milroy Hastalığı
Lenfödem prekoks
Edinsel : tümör, postradyasyon, enfeksiyon, filariazis

LENFADENİTİS: Enfeksiyon bölgesinin drenajını sağlayan lenfatiklerin inflamasyonudur.
Çizgisel kızarıklık,
Lenf bezlerinin büyümesi
En sık etken S. aureus

LENF NODLARI
Oksipital: Posterior skalp
Preaurikuler: Çene, gözkapakları,çene, temporal skalp
Submaksiller/submental: Dişler, dişeti,dil, yanak mukozası
Aksiller: Eller, kollar,göğüs, üst ve lateral göğüs duvarı, meme
Servikal:Dil, dış kulak,parotis,larinks, trakea, tiroid, baş ve boyun yüzeyel dokuları
Epitroklear: El ve önkol

LENF NODLARI
Supraklavikuler. Baş, boyun, kollar, toraks, Akciğerler, abdomen, mediastinum
Sol supraklavikuler LAP: intraabdominal problem
Sağ supraklavikuler LAP: intratorasik problem
Mediastinal :Torasik vissera
LENF NODLARI
Abdominal ve Pelvik: Alt ekstermite, abdomen, pelvik organlar
Popliteal:diz eklemi, alt ekstremite ve ayak derisinin derisi
İliak: Alt abdomen, üretra, mesane, genital organlar
İnguinal: erkeklerde skrotum ve penis, bayanlarda vulva ve vagina,perine, alt abdomen derisi, alt anal kanal ,alt ekstremite

LENFADENOPATİ
Yenidoğanda ele gelmez.
Yaşla birlikte servikal, aksiller, inguinal lenf bezleri ele gelir.
Servikal ve aksiller bölgede >1 cm
İnguinal bölgede 1.5> cm

Lenf bezi büyümesi ya da lenfadenopati (LAP) çocuklarda sık rastlanan bir bulgudur
İlk karar verilmesi gereken lenf bezi büyümesinin normal limitlerin dışında olup olmadığıdır
Lenf nodu büyümesinin patolojik olduğuna karar verildikten sonra lenfadenopatinin kesin nedeni bulunmalıdır

Lenf bezlerinin büyümesi
Lenf bezlerinde bulunan lenfosit ve makrofajların antijene yanıt olarak (Örn. Enfeksiyöz mononükleoz gibi viral hastalıkta) sayıca artmasıyla geçici hiperplazi)
Lenf bezlerinin kendisindeki lokal enfeksiyona yanıt olarak inflamatuar hücrelerin nodu infiltrasyonu ile (örn. Lenfadenit)
Neoplastik lenfosit veya makrofaj proliferasyonu (örn. Lenfoma)
Metabolit yüklü makrofajların (Örn. Gaucher has.)infiltrasyonu ile meydana gelebilir

Lenfadenopatinin değerlendirilmesinde hikaye ve tam bir fizik muayene ilk adımdır
Bundan sonra ilk yapılması gereken lenfadenopatinin regional(lokalize) veya generalize olduğuna karar vermektir
Lokalize LAP: Birbiriyle ilişkili tek anatomik bölgede LAP
Generalize LAP: Birbiriyle ilişkisi olmayan iki veya daha fazla lenf nodu bölgesinde normal limitler dışında lenf bezi büyümesidir.
Genellikle generalize LAPlerin yanında başka ilave bulgular da bulunur

Bakteriyal enfeksiyonlarda lenf bezleri ekseri daha duyarlı, sıcak ve üzeri hiperemiktir.
Bazen fluktuasyon verir.
Bazen bakteriyal enfeksiyonlar akut gelişir ve toksik semptomlarla birlikte olabilir
Bazı durumlarda ise (örn. Tbc) sistemik semptomlar daha az şiddettedir.

Malignansiler daha nadir olmakla birlikte LAP’nin nedeni olarak akla gelmelidir. Lenf nodları malign tümörlerde genellikle sert, lastik kıvamında ve yapışıktır.
Yine genellikle duyarlı değildir.
Llokal ısı artımı, eritem, fluktuasyon görülmez.
Sıklıkla ek belirtiler; mediastinal kitle, abdominal kitle, periferik değişiklikleri vb. bulunur.

Yağ Depolanması

LİPİD TAŞINMASI VE DEPOLANMASI
Hipolipoproteinemi
Hiperlipoproteinemi
Hipertrigliseridemi
Hiperkolesterolemi
Atheroskleroz
Obesite
Lipidler plazmada lipoproteinler olarak taşınır.
Lipoproteinlerde 4 major lipid türü bulunmaktadır.

1-Triaçilgliseroller (TAG)
2-Fosfolipidler (PL)
3-Kolesterol (C)
4-Kolesterol esterleri (CE)

5-FFA (<%5, metabolik olarak en aktif plazma lipidi)
4 major plazma lipoproteinleri belirlenmiştir.
Saf yağ dansitesi sudan azdır. Protein oranı arttıkça dansitesi de artar.
Ultrasantrifüj sonrası plazmada tespit edilen lipoproteinler:
1-Şilomikronlar (Barsak)
2-VLDL (pre- lipoprotein) (KC)
3-LDL (-lipoprotein)
4-HDL (-lipoprotein) (VLDL, Şilomikron metabolizmasında ve kolesterol taşınmasında önemli)
Lipoprotein Lipaz’ın etkisi sonucu oluşan Lipoprotein kalıntılarının alınıp tutuluşundan KC sorumludur.
- Apo E: Spesifik bir reseptör
HDL hem TG, hem de Kolesterol metabolizmasında önemli rol oynar.
- Dokulardan KC’e taşınmada rol oynar.
- HDL Şilomikron ve VLDL metabolizmasında gerekli Apo C ve E için depo görevi görür.

Kanın Yapısı ve Özellikleri

Dokular niçin kana gereksinim duyar?
Oksijenin dokuya taşınması
Glikoz, yağ asitleri, amino asitlerin dokuya taşınması
Karbondioksidin uzaklaştırılması
Hidrojen iyonlarının dokulardan uzaklaştırılması
Doku iyon konsantrasyonlarının dengelenmesi
Hormon ve haberci moleküllerin dokuya ulaştırılması
Doku akımının otoregülasyonu
Çoğu doku akımını kendi gereksinimine göre ayarlar
Organın metabolizma hızı ne kadar yüksekse akımı da o kadar fazladır. Ör:
Tiroid ve adrenal bezler gibi metabolizması çok hızlı organların akımı da çok hızlıdır.
İskelet kasında ağır egzersizde metabolizma 60 kat artarken akımı 20 kat artar
Otoregülasyon mekanizması, bir organın akımının diğer organlardan bağımsız olarak düzenlenmesine imkan verir. Çok çalışana çok
Doku beslenmesi dışında özel amaçlı akımı
Yaşlı eritrositlerin uzaklaştırılması için dalak akımı
Fazla ısının uzaklaştırılması için deri akımı
İdrar yapımı için böbrek akımı
Sindirilen besin maddelerinin emilmesi için barsak akımı
Gaz değişimi için akciğer akımı
Doku akımının kontrolü
Akut kontrol: Saniyeler-dakikalar içinde
O2 ve diğer beslenme maddelerinin eksikliğinde ve metabolitlerin birikmesi ile
Arteriyol, metarteriyol ve
Prekapiller sfinkterler açılır; varlığında kapanır (vazomosyon)
Nitrik oksid (NO):
Daha büyük damarlardaki vazodilatasyon, lokal etkiyle mikrovasküler akımı artışını destekler
Kronik (uzun süreli) kontrol
Günler-haftalar-aylar içinde
Doku damarlarının büyüklüklerinin ve sayılarının artması

Sırt Kasları

A- Yüzeyel Sırt Kasları
- m. trapezius
- m. latissimus dorsi
- m. levator scapulae
- m. rhomboideus major
- m. rhomboideus minor
B- Orta Tabaka Sırt Kasları
- m. serratus posterior sup.
- m. serratus posterior inf.
C- Derin Sırt Kasları
1- Yüzeyel tabaka kaslar
- m. splenius capitis
- m. splenius cervicis
2- Orta tabaka kaslar (m. erector spinae)
- m. iliocostalis
- m. longissimus
- m. spinalis
3- Derin tabaka kaslar
- mm. transversospinales
- m. semispinales
- mm. multifidi
-mm. rotatores
- mm. interspinales
- mm. intertransversarii
m. erector spinae
Sinirleri: Servikal, torakal ve lumbal spinal sinirlerin r. dorsalis’leri
Fonksiyon: Çift taraflı kasılırsa vertebralara ekstansiyon; tek taraflı kasılırsa lateral fleksiyon yaptırırlar.

Çocuklarda Yüksek Ateş

Anne ve babaların ateşin nasıl oluştuğu, nasıl ölçülüp değerlendirildiği, ateşe neden olan ciddi bakteri enfeksiyonlarının belirti ve bulgularının neler olduğu, ne zaman ve nasıl tedavi edilmesi gerektiği konularında bilgi sahibi olması önemli.Bebeklik ve çocukluk çağında anne ve babaları en çok endişelendiren durumların başında “ateş” geliyor.

Aileler kendilerinde telaş uyandıran bu durumla sık sık karşı karşıya geliyor. Zaten enfeksiyon hastalıkları en sık olarak bağışıklık sistemi olgunlaşmasını henüz tamamlamamış olan 3 yaşın altındaki bebek ve çocuklarda görülüyor. Bu açıdan anne ve babaların ateşin nasıl oluştuğu, nasıl ölçülüp değerlendirildiği, ateşe neden olan ciddi bakteri enfeksiyonlarının belirti ve bulgularının neler olduğu, ne zaman ve nasıl tedavi edilmesi gerektiği konularında bilgi sahibi olması önem taşıyor.

Acıbadem Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Murat Kandemir “Ateş, vücudun farklı virüs, bakteri ve diğer mikroorganizmaları tanımlama ve onlarla savaşın nedeni ile ortaya çıkar.” diyerek şöyle devam ediyor: “Ateşin en sık görülen sebebi enfeksiyonlar olup; çocuklar hayatlarının ilk beş-altı yılında çok sık viral enfeksiyona bağlı ateşli hastalık geçirebilir. Ateşten şüphelenildiğinde, çocuğunuzun mutlaka vücut ısısı ölçülmelidir. Çocuğun alnına dokunularak hissedilen vücut ısısı güvenilir olmayıp, termometreler elinizden daha hassas olup gerçek vücut ısısını ölçerler.”

ATEŞ NEDİR?
Vücut ısısı, normal seviyenin üzerine çıktığında ateş olarak adlandırılıyor. İnsanlar için ortalama normal vücut ısısı 37 C olarak kabul ediliyor. İnsanlar iç vücut ısılarını çok iyi kontrol ediyor. Beyindeki hipotalamus, termostat gibi görev yaparak vücut ısısını dengeliyor. Hipotalamus, vücut ısısını yüksek dereceye ayarladığında ateş oluşuyor. Dr. Kandemir bunun nedenini şöyle anlatıyor: ” Yüksek dereceye ayarlanmaya, kanda bulunan pirojen ismi verilen küçük moleküller sebep olur. Pirojenler, bakteri, virüs veya toksinler gibi dış kaynaklardan gelebilir. Bazı durumlarda, vücut ısısının artmış olması enfeksiyon ile savaşmada yardımcı olurken, bu her zaman geçerli değildir.”

Anne ve babalar ateş konusunda çok endişeli davranıyorlar. Dr. Kandemir “eğer çocuğunuzun vücut ısısı ; makattan 38 C üzerinde, kulaktan 37.8 C, koltukaltından 37.2 C üzerinde ise, ateşli kabul edilebilir. ” diyerek aileleri uyarıyor.

ATEŞLİ ÇOCUĞUN TEDAVİSİ
Tedavi konusunda aileler tarafında çok fazla doğru bilenen yanlış uygulama yapılıyor. Dr. Kandemir anne ve babaları dikkat etmesi gereken noktaları şöyle sıralıyor:
3 ay ve altındaki tüm bebeklerin mutlaka tıbbi değerlendirilmesi gereklidir.
Susuzluğu engellemek için, vücut sıvısını eksik bırakmamak gerekir. Yüksek ateş, özellikler küçük çocuklarda hızlı su kaybına sebep olarak dehidratasyon yaratabilir. Su, çorba, meyve suları verilebilecek iyi seçeneklerdir. Kafein içeren kola ve çay gibi içecekler, idrar söktürücü etkisinden dolayı su kaybına sebep olacağından, içirilmesi engellenmelidir.
Yemek istemeyen çocuklar beslenmek için zorlanmamalıdır. Çocuğunuz ne yemek istiyorsa kabul edilebilir miktarlarda izin verilmelidir.

Okula giden çocuklar ateş 24 saat yükselmeyinceye dek evde istirahat etmelidir.

Alın, şakaklar, koltukaltı, kasıklar ve bacak arkalarına ıslak ve ılık kompres uygulanması, ateşi düşürmede oldukça etkili bir yöntemdir. Soğuk su ve alkol, ateşte daha fazla yükselmeye sebep olabilecek titreme yaratacağından, kullanılmamalıdır. Uygulanan kompresler sık sık değiştirilmelidir.

Aşırı kıyafet giydirme, ateşin daha fazla yükselmesine neden olabileceğinden, çocukları çok az giydirmeli, uyuturken giysiler daha da azaltılmalıdır. Terletme yöntemi ile ateş düşürülemeyeceği gibi, daha fazla zarar verebileceği unutulmamalıdır.

38,9 C den daha düşük vücut ısısına sahip ateşli çocukların çoğunda; eğer çocuğun genel durumu iyi ise, ilaç ihtiyacı olmayabilir. 38,9 C üzerinde ateşli ise, asetaminofen veya ibuprofen içeren ateş düşürücüler, çocuğunuzun yaşı ve kilosuna göre verilebilir. Çocuğunuzun yaş ve kilosuna göre önerilen dozu bilmiyor iseniz, doktorunuza danışmalısınız.

Reye sendromu olarak bilinen ani karaciğer ve beyin hasarı ile seyreden hastalığa neden olduğu için, 12 yaş ve altındaki çocuklarda aspirin, ateş düşürücü olarak önerilmemektedir. [yenisayfa]

NE ZAMAN DOKTORU ARAMALI?

Doktorunuzu aramak için sizi harekete geçirecek ateş; çocuğunuzun yaşına, mevcut olan hastalığına ve ateşle beraber eşlik eden diğer bulguların varlığına göre değişiklik gösteriyor. Bu açıdan çocuğunuzun durumu hakkında yorum yapmakta zorluk çektiğinizde en iyi yöntemin, doktorunuza danışmak olduğu unutmayın. Ancak bazı durumlarda hiç vakit kaybetmeden doktoru aramak gerekiyor. Dr. Kandemir acil durumları şöyle belirtiyor:

3 ay veya daha küçük bebeğinizin ateşi makattan 38 C ve üzerinde ise;
3-6 aylık bebekte 38,3 C ve üzeri olan ateşte,
6 aydan büyük bebekte 40 C ateş ölçülüyorsa,

Ateşle beraber çocuğunuzda susturulamayan sürekli ağlama, ateş düşmesine rağmen huzursuzluğun devam etmesi, sürekli uyuklama hali, bilinç bulanıklığı ve sayıklama, ateşle beraber vücutta kızarıklık bulguları varsa,

Selülitin Nedenleri


* Genetik yatkınlık
• Düzensiz ve yanlış beslenme
• Yetersiz su tüketimi
• Tiroid ve diğer hormonal bozukluklar
• Alkol, kolalı içecekler, kahve ve tütünün aşırı miktarda tüketimi,
• Doğum kontrol haplari
• Düzensiz uyku
• Hareketsiz bir yaşam
• Hızlı ve stresli yasamın yaratttıgı gerginlik, kaygı ve guvensizlik gibi ruhsal etkenler
• Çevreden çeşitli yollarla sürekli olarak alınan toksik maddeler
• Tuz, su dengesinde değişikliklere neden olan idrar söktürücü ve mushillerin gelisiguzel kullanımı
• Karaciğer ve sindirim sistemi bozukluklari, kabızlık,korse,dar elbiseler,kalp yetersizliklerine bağlı dolaşım bozuklukları.


eXTReMe Tracker