Su Çiçeğinden Korunma

Su Çiçeğinden Korunma
Su çiçeği aşısının etkinliği çok yüksektir. Japonya’da uzun yıllar boyunca aşılanan kişilerin gözlenmesi sonucunda, aşılanan kişilerde su çiçeği enfeksiyonu geçirme oranı %4’ün üzerine çıkmamış ve bu kişilerin semptomları da son derece hafif seyretmiştir. Bu da bize aşının %96 gibi çok yüksek oranda etkinliğe sahip olduğunu göstermektedir.

Geçirilen su çiçeği döküntülerinin şiddetiyle orantılı olarak kazanılan “Zona” riskinin, yine su çiçeği aşısı ile sağlanan bağışıklama sayesinde azaldığı gösterilmektedir. Daha önce hastalığı geçirmemiş, ancak aşı olmuş bireylerin, hastalığı doğal yoldan geçirmiş bireylere göre çok daha az “zona” riski altında kalacakları belirtilmektedir.

Su çiçeği enfeksiyonunun, komplikasyona yol açması herkesin korkulu rüyasıdır. Komplikasyon riski bir yana bırakıldığında, su çiçeği, hafif seyrinde dahi hastalığı boyunca çocuğun sıkıntılı bir dönem geçirmesine, okulundan kalmasına ve o şiddetle kaşınan döküntülerin kusursuz tenlerinde izler bırakmasına neden olmaktadır. Anne-babaların işlerinden kalması, sadece belirtileri hafifletmek için kullanılan ilaç giderleri gibi maliyetlerin yanında, duydukları huzursuzluk ve endişe, aileye şüphesiz önemli bir yük getirmektedir.

Bir doz su çiçeği aşısı ile aşılanan çocukların %97’si koruyucu antikor geliştirirler. Japonya’da ilk aşılananlarda yapılan çalışmalarda aşı sonrası gelişen koruyucu antikorların halen tesbit edilir düzeyde olduğu ve korumanın sürdüğü gösterilmiştir. Ayrıca çeşitli testler ile su çiçeği aşısının bağışıklık sisteminin hafıza kısmını da uyardığı ve bu yolla korumanın ömür boyu süreceği gösterilmiştir. Su çiçeği aşısının etkinliği ciddi enfeksiyona karşı %95’tir.
13 yaşın üzerindeki sağlıklı erişkin ve ergenlerde tek doz su çiçeği aşısından sonra %78’i koruyucu antikor geliştirirler. İlk dozdan 4-8 hafta sonra uygulanan ikinci doz ile koruyucu antikor geliştirenlerin yüzdesi %99’a çıkar.

Su çiçeği aşısı subcutan (citl altı) uygulanmalıdır. Su çiçeği aşısının sağlıklı çocuklarda KKK (Kızamık, Kızamıkçık, Kabakulak)aşısı ile aynı zamanda uygulandığında da güvenilir ve etkin olduğu gösterilmiştir.
Su çiçeği aşısına bağlı bağışıklık uzun sürelidir ve kalıcıdır. Bununla birlikte aşılanan kişilerin yaklaşık %1’inde su çiçeği enfeksiyonu gelişebilmektedir. Bu enfeksiyon çok hafiftir ve doğal su çiçeği enfeksiyonundan daha az sayıda döküntü (50’nin altında) görülür. Döküntüler genellikle ciltten kabarık, kızarık döküntülerdir ve içlerinde sıvı yoktur. Çoğu vakada ateş yoktur, komplikasyon gelişmez.

Kimler su çiçeği aşısı olmalıdır?
Su çiçeği hastalığını geçirmemiş olan;
• Bir yaşından itibaren (tercihen 15 aylık) tüm çocuklar
• Kreş ve okula başlayacak olan çocuklar
• Bağışıklık kriterleri uygun akut lösemili bireyler, immünyetmezliği olanlar
• Kronik hastalığı bulunanlar
• Organ nakli planlanan hastalar
• Sağlık personeli
• Kreş ve okul personeli
• Çocukluk çağında aşılanmamış adolesan ve erişkinler.
• Doğurgan yaşta olan ve gebe kalmayı planlayan anne adayları

Su çiçeği aşısı nasıl uygulanmalıdır?
1 yaşından itibaren (tercihen 15 aylık) tüm çocuklarda tek doz yeterlidir. Bu çocuklarda 1 doz su çiçeği aşısı ile %96 oranında koruyuculuk sağlanır. 13 yaş ve daha üzerindeki çocuklarda ise 4-8 hafta ara ile iki doz halinde uygulama gerekir.

Daha önce su çiçeği geçirmemiş ve aşılanmamış bir kişi su çiçeği geçiren bir hasta ile karşılaşırsa, karşılaşma sonrası ilk 72 saat içinde su çiçeği aşısı ile aşılanması durumunda hastalığın oluşması engellenebilir ya da ciddiyeti belirgin derecede azaltılabilir. Bu koşullarda da su çiçeği aşısı uygulanması önerilmektedir.

Su çiçeği aşısı diğer aşılarla aynı zamanda uygulanabilir.

“Su Çiçeğinden Korunma” için 0 Yorum yapılmış.


  1. Yorum Yapılmamış

Yorum yapın




eXTReMe Tracker