Yüz Felcinin Tedavisi

Yüz felçlerinin tedavisi neden olan faktöre göre değişiklik gösterir. Tedavideki amaç; normal yüz görünümünün, istemli hareket esnasında yüz simetrisinin sağlanması, duygusal hareketlerin ve ağız, burun ve göz çevresi kas fonksiyonlarının sağlanmasıdır.

Bell Paralizisi: Travma, tümör, enfeksiyon gibi bariz bir neden saptanamayan akut yüz felçleri Bell paralizisi olarak isimlendirilir. Nedeni kesin olarak bilinmemekle beraber viral iltihaba bağlı, immün bir mekanizmaya bağlı olarak oluştuğu kabul edilmektedir. Kendi kendini sınırlayan bir patoloji olan Bell paralizisi ilerleyici olmayıp genellikle kendiliğinden düzelmektedir. Hastaların %80-90 ında felç tamamen düzelmekte tam hareket kaybı oluşmamış hastalarda bu oran %95-100 e çıkmaktadır. Ancak felcin tam olduğu ve erken dönemde yapılan testlerde %90 ın üzerinde sinir lifi kaybı saptanan hastalarda tam iyileşme oranı %50 ye düşmektedir.

Bell paralizisinin tedavisinde felçten sonraki ilk 4 gün içerisinde başvuran hastalara, engel oluşturacak bir durum yoksa damar yoluyla uygun dozda kortizon daha sonra ağız yoluyla başlanan kortizon tedavisine 2-3 günde bir yavaş yavaş doz azaltılarak ortalama 15 gün devam edilmektedir. Kortizonun mide bağırsak sistemi üzerindeki yan etkilerini önlemek amacıyla mide koruyucu tedavi verilmelidir. Etkenin virüs olma ihtimali nedeni ile tedaviye ağız yolu ile anti viral ilaç eklenmektedir. Yüz siniri fonksiyonlarının olmadığı dönemde yüz kaslarında incelme oluşumunun önlenmesi amacıyla sıcak tatbiki, masaj ve yüz egzersizleri uygulanır. Gözde kurumaya bağlı oluşan keratit gibi komplikasyonların önlenmesi için korunma uygulanmaktadır.

Kortizon kullanımının sakıncalı olduğu durumlarda (kontrol edilemeyen şeker hastalığı, gebelik vs) kılcal damar dolaşımını artırmaya yönelik tedavi verilebilir. Hastanın takibinde üç hafta sonunda düzelme varsa destekleyici tedaviye devam edilmekte klinik düzelme izlenmeyen hastalara elektrikle kas uyarım testi (EMG) yapılmaktadır. EMG de iyileşme bulguları olan hastalarda izleme devam edilmekte, total uyarı kaybı olup iyileşme bulguları bulunmayan hastalarda Manyetik rezonans tetkiki yapılmaktadır. Bu tetkikte patolojinin yeri saptanan hastalarda uygun cerrahi teknikle sinirin kanal içinde serbestleştirilmesine yönelik cerrahi uygulanmaktadır. Felç süresi uzadıkça iyileşme kalitesi düşmektedir. Cerrahi müdahalenin en kısa zamanda yapılmasının yüz fonksiyonlarının en ideal şekilde tekrar kazanılmasında en önemli faktör olduğu kabul edilmektedir. Bu nedenle olan hastalarda erken dönemde tanı ve uygun tedavinin iyileşmede önemli etkisi vardır.

Travma: nedenleri içinde sıklık olarak ikinci sıradadır. Kulak kemiği kırıkları, cerrahi travma (cerrahi sırasında kaçınılmaz olarak oluşan zedelenmeler) ya da istem dışı cerrahi travma olabilir.

Kulak kemiği kırıkları: Travmadan hemen sonra oluşan yüz felçlerinde sinirde kesi ya da zedelenme olduğu kabul edilir. Bu durumda mümkün olan en kısa süre içinde ameliyat yapılmalı ve patolojinin durumuna göre uygun cerrahi teknik ile sinirin onarımı gerçekleştirilmelidir. Travmadan bir süre sonra başlayan felçler ise sinirin kanalı içinde şişmesine veya kanamaya bağlı olarak oluşabilmektedir. Bu durumda tedavi Bell paralizisi gibidir. Tedaviye cevap vermeyen durumlarda cerrahi rahatlatma gündeme gelmektedir.

Akut ve kronik orta kulak iltihapları: Akut orta kulak iltihabı sırasında görülen yüz felçlerinin tedavisinde damardan antibiyotik başlanmalı ve kulak zarına delik açılarak orta kulakta biriken iltihabın boşalması sağlanmalıdır. Ek olarak kortizon tedavisi uygulanabilir.

Kronik orta kulak iltihabı ile birlikte görülen felçlerde kolesteatom denilen kemiği eriterek büyüyen iltihap kitlesi bulunma şansı fazladır. Felç kolesteatomun sinire basısı ya da bölgesel inflamasyona bağlı olarak oluşmaktadır. Bu vakalarda acil cerrahi müdahale gereklidir.

“Yüz Felcinin Tedavisi” için 0 Yorum yapılmış.


  1. Yorum Yapılmamış

Yorum yapın




eXTReMe Tracker